Nazım Hikmet

Nazım’a şiir yazdıran kadınlar

Nazım Hikmet dizelere can veren adam. Onun şiirlerini okuduğunuz zaman sadece okumazsınız sanki en sevdiğiniz, kulağınızın dibinde seslendirir o dizeleri. Öyle yalın ve naif anlatır ki aşkını her insan aşka dair, aşık haline  dair sevdiği bir Nazım dizesi bulur  farkında olmadan. Aşkı yaşamak  konusunda mı yazmak konusunda mı daha başarılı derseniz o konu epey karışık. Dizeleriyle hepimizin gönlünü çalan adamın aşk hayatından bahsedeceğiz bugün sizlere.

Nazım ve Nüzhet

Evlilik çılgınlığına adım atacak kadar çok aşık olduğu ilk kadın Nüzhet. Çocukluk arkadaşı olan Nazım ve Nüzhet Moskova’da öğrenci oldukları yıllarda evlenirler. Nüzhet’in ailesi uysal ve sessiz kızlarının bu isyankar adamla mutlu olabileceğine inanmaz bir türlü ve şiddetle karşı çıkarlar. Sağlık sorunları nedeniyle memleketine dönünce belki gözünü korkutan geleceğe sağlığının el vermeyeceğinden belki ailesinin ısrarlarından Nazım’dan ayrılma kararı alır Nüzhet. Biten evliliğin ardından Nazım’a kalp kırıklığı bize asırlarca unutulmayacak o bilindik dizeler kalır. O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi…

Kızıl Saçlı Kadın Piraye ve Münevver

En güzel dizelerini onun için yazdı Nazım. Kardeşinin arkadaşı olan Piraye tanıştıklarında iki çocuk annesi, eşinden ayrılmış dünyalar güzeli bir kadındı. Karşılaşmaları kısa sürede uzun soluklu ve büyük bir aşka dönüştü. Kısa bir süre içinde evlendiler fakat Nazım’ın mahpusluk günleri başladı tam bu sırada. Devamlı farklı ceza evlerine sürgün edilen Nazım’ı bir an olsun yalnız bırakmadı kızıl saçlı kadını. 101 yıla mahkum olsan da bırakmayacağım seni dedi. Şiirler, mektuplar bir kadına söylenebilecek en güzel sözler hep onun için yazıldı. Böyle bir tutkulu aşktan hiç beklenmeyecek yaralar aldı Piraye.

Dayısının kızı Münevver’in hapishane ziyaretleri sıklaşmış, Nazım’ın dizeleri onun için dökülmeye başlamıştır artık kaleminden. Evli olan Münevver’in kocası boşanmaya yanaşmaz ve işler iyice karmaşıklaşır o dönem. Nazım Piraye’den defalarca af diler, geri dönmesini ister. Açlık grevi sonucu rahatsızlanan ve hastahaneye yatırılan Nazım’ın ziyaretine gelir Piraye ve orada Münevver’le karşılaşır. Nazım ve Piraye’nin son görüşmesi olur bu. Piraye ne tekrar evlenir ne de Nazım hakkında tek kelime konuşur bu karşılaşmanın ardından.  Nazım hapis hayatının sona erdiği 1950 yılında Münevver ile evlenir ve 19

51 yılında oğulları Mehmet dünyaya gelir. Sakince yaşayacağını hayal ettiği yıllarda askere gitmesi gerektiği ortaya çıkar ve kaçak yılları başlar Nazım’ın.

Nazım Hikmet ve Vera
Nazım Hikmet ve Vera

Vera

Saman sarısı saçlı kadını son aşkı olmuştur Nazım’ın.  Galina isimli genç bir doktorla aşk yaşadığı sırada tanışır Vera ve Nazım.  Vera evli, bir çocuk annesi ve kendinden otuz yaş küçüktür. Nazım için bunların hiç biri aşktan daha değerli ve daha büyük değildir. Vera’yı devamlı arar, şansını dener ve sonunda kalbine girmeyi başarır. Vera ile evlenir ve şiirler artık sadece onun için yazılmaya başlanır. Ölümlerinin ardından naaşları yan yanadır halen. Vera Nazım’ın uslanmayan kalbinin son durağı olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.