Marie Curie

Marie Curie

Kadınların istediğinde bilimde ne kadar büyük değişimlere imza atabileceğinin en güzel kanıtlarından biri olan bir hayat hikayesinden bahsedeceğiz. Hazırsanız kemerlerinizi bağlayın tarihte kısa bir yolculuğa çıkıp Nobel ödüllü ilk bilim kadınının hayatına kısa bir yolculuk yapalım.

Çocukluğu ve Gençlik Yılları

Marie Curie 7 Kasım 1967 yılında Polonya’da dünyaya geldi. Babası lisede fizik ve matematik dersleri veriyordu, annesi yatılı kız yurdunda müdürdü. Marie ve kız kardeşi Bronya anneleri ile birlikte yurtta yaşıyorlardı. Dönemin yasaları gereği kadınların teknik eğitim alması ve üniversiteye gitmesi yasaktı. Bu durum ne kız kardeşi ne de Marie Curie’nin hayallerine ulaşmasına engel olmadı.  Kardeşlerden önce Bronya yurt dışına çıkarak tıp eğitimi aldı, eğitimi süresince ablası ona maddi destek sağladı.  Bronya’nın tıp eğitimini tamamlamasının ardından Marie Curie matematik ve fizik eğitimi almak için yurt dışına çıktı destek olma sırası kardeşindeydi.  Önce fizik ardından matematik lisans eğitimini birincilikle tamamladı. Eğitim serüveninde tanıştığı Pierre Curie ile olan birlikteliklerini kısa sürede evlilikle taçlandırdılar. Evlilikleri sadece mutlu bir aile hayatına değil güçlü bir bilim yoldaşlığına da vesile oldu.

Bilime Katkıları

1898 yılında Uranyumun bozunması üstüne çalışmalar yaptığı sırada polonyum elementini buldu. Aynı yılın eylül ayında Fransız bir kimyacı ile ortak çalışması sonucu radyum elementi bulundu. Daha sonraları radyoaktivite adını alacak bilim dalının temel taşlarını oluşturan isimlerden biri oldu. 1904 yılında doktorasını tamamladı ve doktora ünvanını alan ilk bilim kadını oldu.  1904 yılında ortak çalışmalar yürüttüğü Becquerel ve eşi Pierre ile ortak bir Nobel  Fizik ödülünün sahibi oldu.  1911 yılında  Nobel Kimya ödülünü aldı. Günümüzde iki Nobel ödülüne sahip tek bilim kadınıdır.

Çalışmaları sırasında maruz kaldığı yoğun radyasyon nedeniyle 1934 yılında kan kanserinden hayatını kaybetti. Çalışmaları esnasında kullandığı defterler o kadar yüksek radyasyona maruz kalmıştır ki halen korumasız olarak incelenememektedir.  Kurşun kaplı kutularda saklanan çalışma defterlerinin 3511 yılına kadar radyoaktif olacağı tahmin edilmektedir.

Mutlu bir aile hayatı, başarılı bir ebeveynlik ve harika bir kariyeri tek hayata sığdırmanın mümkün olduğunu yıllar önce kanıtlamış bu eşsiz kadını bir kez daha sevgiyle anıyoruz.  Yazımızı kendisine ait güzel bir sözle sonlandırıyoruz.

Hayatta hiçbir şeyden korkmayın yalnız her şeyi anlamaya çalışın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.