lohusa depresyonu

Lohusa Depresyonu

Anne olmak yetişkin yaşlara gelen pek çok kadının en büyük hayalidir. Dünyada hiç bir sevgiyle kıyaslanması mümkün olmayan çocuk sevgisini tatmak elbette heyecanlı olduğu kadar stresli bir süreç. Tüm çevrenin ilgisi yeni doğan güzelliğe odaklanmışken zorlu bir serüvene adım atmış olan anneler yoğun baskı altında kalabiliyorlar. Sağlıklı anne, sağlıklı bebek anlayışıyla ilerlemek en mantıklısı olacağından anne adaylarının belirtileri bilmeleri ve kendilerini gözlemlemeleri  faydalı olacaktır.

Belirtileri Nelerdir

Lohusalık döneminde olan kadınların %70-80’inde lohusalık üzüntüsü olarak kendini gösterirken, daha ağır olan bazı vakalarda %12-13 civarında lohusalık depresyonu olarak adlandırılan daha ağır belirtiler gözlemleniyor. Doğumdan sonraki ilk altı haftada belirtilerini göstermeye başlayıp, önlem alınmazsa etkileri bir iki yıla kadar devam edebiliyor. Stres, kaygı ve panik durumu, nedensiz ve sık gelen ağlama isteği bazı ağır tablolarda bebeği sahiplenememe duygusu belirtilerin başlıcaları. Normal şartlarda belirtilerin ilk on gün içinde azalarak sonlanması gerekiyor aksi taktirde intihar eğilimine kadar ilerleyebilen riskler mevcut.

 Kimler Risk Altında

Kesin hatlarla çizilmiş bir sınırı olmasa da yapılan araştırmalarla daha yüksek risk taşıyan bazı gruplar tespit edilmiş. Ailesinde psikolojik rahatsızlık eğilimi olanlar, geçmiş yıllar da herhangi bir nedenden dolayı destek almış hastalar, beklenmeyen gebelikler ve sosyal desteği yetersiz olan anneler temel risk grubunu oluşturuyor. Mükemmeliyetçilik eğilimi olan anne adayları da lohusa stresini yoğun olarak yaşayabiliyorlar. Belirtileriniz ilk haftalarda azalmıyorsa uzman yardımı almanız şiddetle tavsiye ediliyor.

 Alınabilecek Önlemler

Lohusalık sürecinde aile ve eş desteği yeni anne için en önemli etken . Bebeğe ayrılması gereken zaman ne kadar çok olursa olsun anne mutlaka gün içerisinde kendine zaman ayırmalı. Bebeği kısa zamanlı da olsa aile fertlerine emanet ederek anne her gün duş alıp, temiz kıyafetler giymeli, mümkünse kısa süreli yürüyüşlere çıkmalı. Gün içerisinde kısa periyotlarla da olsa rutin hayat döngüsüne ait aktiviteler içerisinde bulunmak anneler de yeni bir düzene geçme algısını hafifletmektedir. Sütünün azalması, bebek için yetersiz olma korkularından uzak durması gereken anne bu süreçte sadece uzman doktorunun tavsiyelerini dikkate alarak ilerlemelidir. Konu çocuk büyütmek olduğunda her kafadan ayrı ses çıkması, falanca filanca örnekleri bitmiyor  malumunuz sevgili anneler ve sevgili anne adayları. Ne kadar tavsiye veren olursa olsun siz hisleriniz ve mantığınızla doğru olanları seçip eleyebilecek güçtesiniz.

Zor ama dikenlerle değil, çiçeklerle kaplı çok güzel bir yolculuk bekliyor sizleri. Elinizden geldiğince sakin kalıp en güzel şahaserinizin tadını çıkarmaya başlayın. Ne demişler anneler her şeyi bilir. Sağlıkla ve neşeyle dolu günleriniz olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.